Spirited Away | Ruhların Kaçışı (2001)

Hayao Miyazaki’nin tüm dünya tarafından tanındığı, Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı Ödülü’nü kazanan ilk animasyon ve 2003 yılı En İyi Animasyon Oscar’ı alan muhteşem animasyonu.

10 yaşındaki Chihiro’ya odaklanan yapım, Japon Shinto ve Budist inançlarına ait bir çok göndermeye sahip.

Chihiro ve ailesi, babasının iş değişikliği sebebi ile üzülerek taşınmak zorunda kalırlar. Yolculuk sırasında mola verdikleri yerde anne ve babası domuza dönüşür, küçük kızımız onlara yardım etmeye çalışırken, ruhların arasına düşer.

Miyazaki, “sadece 10 yaşındaki çocukların sevebileceği bir şey yapmak istedim” dese bile, izlediğimiz şeyin yetişkinler için de çok eleştirel olduğunu söylememiz lazım. Chihiro, kapitalist dünyanın dayattığı değer yargılarının aksine paraya önem vermez, açgözlülük yapmaz, iyi, dürüst ve sevgi doludur. Ruhlar oteli diyebileceğimiz yere gelen Chihiro, buranın sahibi Yubaba tarafından ‘Sen’ diye isimlendirilir ve çok çalışmak zorunda kalır. (Sadece çocuklar için diyor Miyazaki ama böylesine net bir kapitalist sistem özeti olamaz sanırım)

Bu otelde önemli olan geçmişini, adını unutmamaktır, yoksa ruhların arasına karışıp gitme tehlikesi vardır. Chihiro, gerçek adını unutan Haku’ya yardım etmek için didinirken, saflığı ve temizliği temsil eder. Bu temsiliyeti de 10 yaşında ki bir kız çocuğundan daha iyi ne simgeleyebilir ki.

Sizin için değerli bir şeyin değiştirildiğini hala fark etmediniz. – Haku

Chihiro’nun yolunun düştüğü otel dediğim ama sanırım ruhlar hamamı demek daha doğru olan yerde ki tüm yaratıklar Shinto inancından geliyormuş. Ayrıca birçok Kami (ruh, Tanrılar) bulunuyormuş. Japonca asıl adı Sen to Chihiro no Kamikakushi olan animenin bu ismi aslında çok çok daha anlamlı zira; Kamikakushi “Tanrılar tarafından saklanmış” anlamına geliyor. Eğer biri Tanrıları kızdırırsa, onlar tarafından gizlenir ya da ölür. Hayao Miyazaki bu durum için şöyle bir yorumda bulunmuş: “Dedemin zamanında Kamilerin her yerde olduğuna inanılırdı. Benim kuşağım buna pek inanmıyor. Ama ben, ruhların bulunabileceği ihtimali sebebiyle her şeye değer vermemiz gerektiği düşüncesini seviyorum. Çünkü her şeyde bu çeşit bir yaşam mevcut.”

Bu kadar açıklamadan sonra hala çocuklar için yapılmış bir anime izlediğinizi düşünmüyorsunuz sanırım. Filmleri, çocuk animasyonları gibi görünse de dünyanın geldiği noktayı, özellikle doğanın katledilişini eleştiren Miyazaki’nin, Spirited Away’de ruhların bir hamamda temizlenmesini hayal gücümüzün sınırlarını yırtarak ortaya koyuyor olması tek kelime ile ününün hakkını vermek. Animede ki, Nehir Tanrısı’nın kirletildiği için dev bir balçığa dönüşmüş olarak hamama gelmesi ve burada temizlenmesi sahnesi özellikle başlı başına muhteşem. İnsanın yaşadığı doğadan kopuşu ve çirkin, açgözlü, doyumsuz bir yaratığa dönüşme eleştirisi ancak böylesine işlenebilirdi.

Filmin içinde o kadar çok mitolojik olay ve yaratık, o kadar çok gönderme bir arada sunuluyor ki, bunları bilmeden izlemek bile keyifliyken, biraz bilgi sahibi olup izlendiğinde bambaşka tat alınıyor. Misal esrarengiz No Face karakteri, nerden gelir, nereye gider belli değildir. Aidiyetsiz, yalnız, iletişimsiz bir hayalet, yüzündeki Noh maskesiyle Japon tiyatrosuna ve mangalara gönderme yapılıyor. Herhangi birini yutup onun sesine sahip olarak konuşmadan çevresiyle iletişim dahi kuramıyor. Böylesi bir yaratığı nasıl yorumlamak gerekiyor. Kimliklerimizi ve dillerimizi kendi egolarımız ile oluşturduğumuz ve bunlar üzerinden var olduğumuzu söylemeye çalışıyor olabilir mi? Bunun yaşadığımız evren içinde bizim atfettiğimiz dışında ne kadar değeri olabilir?

Sonuç olarak, gözümüzün önünden yüzlerce karakter geçiyor, hepsi büyük bir ustanın ilham aldığı yerlerden bize sunduğu imgeler. Canlı bir sanat eserinin içindeymişiz hissiyatı yaratıyor film, hem insan olarak bizi yerden yere vuruyor hem de umudun hala bizde olduğunu belirtiyor, unuttuğumuz çocuk saflığımızın ve temizliğimizin, katıksız iyi olma, iyi düşünme, doğayı sevme, insanı sevme ve özelden genele sevgiyi yayma potansiyelimizin sonuçta bizi kurtaracak şey olduğunu anlatıyor. Miyazaki, kendi hayat tecrübesi ile bir şeyler oluşturmuş olsa bile son karar bizim, hissettiğiniz şey doğru, filminden çıkarttığınız yorum doğru, evrende neden var olduğumuzu düşünüyorsanız o da doğru, iyi’yi bırakmadan sevgiyi terk etmeden yapabileceklerimiz var.

Barış, Nisan 2022

Rupan sansei: Kariosutoro no shiro | Kagliostro’nun Şatosu (1979)

Yönetmen:   Hayao Miyazaki

Türkçesi: Kagliostro’nun Şatosu

IMDB Puanı: 7,7

Benden: 8,7

Animasyon denildiğinde Japonların dahi yönetmeni Hayao Miyazaki sanırım ilk akla gelen isim.

Çizgi diziler ile başladığı animasyon dünyasında Arsen Lüpen serisini kendisinin ilk uzun metraj filmi olarak sunuyor bize. Miyazaki, Animasyon Departmanı olarak 1971 yılında bu filmin kahramanı olan, çapkın hırsız Arsen Lüpen’i 15 bölümlük dizi olarak yapıyor. 1979 yılında sinema için tam bir japon çizgi geleneği ile bu film ortaya çıkıyor.

Konusu, bizim sevimli hırsızımız Lupin, yardımcısı gamsız Daisuke Jigen ile Monako Ulusal Gazinosunu soyduklarında bir şeyin farkına varır, çaldıkları tüm para sahtedir. Sahtedir sahte olmasına ama banknotlar inanılmaz bir kaliteye sahiptir. Bu kalitede paranın nerede basıldığını çok iyi bilen Lupin, Kagliostro Düklüğü’ne hareket eder. Özerk bağımsız düklüğe vardıklarında kovalanan bir kızı kurtarırlar ama güzel kızımızı kötü adamlar yakalamayı başarır. Bizim Lupin’in artık iki amacı vardır, bu kızı kaçıranlardan kurtarmak ve sahte parada eşi benzeri olmayan Konttan çalmak. Şimdi
Daisuke Jigen ie birlikte Samuray Goemon Ishikawa ve hatta Lupin’in ezeli düşmanı Interpol ajanı Detektif Zenigata, Kont’un ve kızın peşine düşecektir.

Miyazaki’nin ilk uzun metrajı, japon çizgi film dünyasının hem uçuk kaçıklığını hem de naifliğini taşıyor. Tüm aile ile rahatlıkla izleyebileceğiniz filmde iyi ve kötünün savaşı temel unsur. Tabi iyi kimdir? kötü kimidir ? bazen karışabiliyor.

Filmin en etkileyici diyaloğu, kötü adamlardan birinin Lüpen’e beni öldür dediğinde aldığı cevap, “kötüler kendi kendilerini öldürür. “

Beğendiğim Sözler Arşivi

1 – Kurdun asıl gücü ,dişleri, hızı, becerisi değil sürüsürdür. (Altered Carbon / S 1 E 3)

2 – Sevmeyen bir insan gerçek bir insan değildir. (Altered Carbon / S 1 E 6 )

3 – İnsanlara bir şey verdiğin sürece üzerlerinde ki gücünü koruyabilirsin. Bir adamın her şeyini alırsan o adam artık senin kontrolünde olmaz. “Aleksandr Soljenitsin” (Cloud Atlas / 2012)

4 – Yaşamak çoğu zaman cesaret gerektirir. (Cloud Atlas / 2012)

5 – Bilgi Aynadır. (Cloud Atlas / 2012)

6 – Damlalar olmazsa okyanus nedir ki? (Cloud Atlas / 2012)

7 – Savaş keder gibidir. Bir günde geçsin diye onu zorlayamazsın. (Truva: Bir Şehrin Düşüşü / 1S B2)

8 – Bu fincanı siz İstanbul’a gönderin orada her şeye bir kulp takarlar. (Keçizade İzzet Molla )

9 – Gerçek, yalnızca ölümün gözlerinden görülebilir. (Inferno – Cehennem | Dan Brown )

10 – Mantık ile kalp arasındaki yüz yıllık savaş, nadiren aynı şeylerin gerçekleşmesini ister.(Inferno – Cehennem | Dan Brown )

11 – Sırf insan aklı bir şeyin gerçekleşeceğini hayal edemiyor diye o şey gerçekleşmeyecek değil.(Inferno – Cehennem | Dan Brown )

12 – Tarih, eserlerini iki defa oynarmış: Önce trajedi, sonra komedi olarak. ( Bu Ülke | Cemil Meriç)

13 – Kötüler kendi kendilerini öldürür. (Kagliostro’nun Şatosu / 1979)

14 – Eğer dünya üzerinde ‘iyi’ yoksa onu icat etmek gerekir.” Rafael Barrett (Ve Günler Yürümeye Başladı – Los Hijos De Los Dias | Eduardo Galeano)

15 – Ben bir yere varmak için yolculuk etmiyorum. Sadece gitmek içi yolculuk ediyorum.  Juan Carlos Davalos (Ve Günler Yürümeye Başladı – Los Hijos De Los Dias | Eduardo Galeano)

16 – Öğrendikçe bilmediklerim çoğalmaya başladı. (Bir Ses Böler Geceyi | Ahmet Ümit)

17 – Rosa ne özgürlük adına adaletin, ne de adalet adına özgürlüğün feda edildiği bir dünya istiyordu. (Ve Günler Yürümeye Başladı – Los Hijos De Los Dias | Eduardo Galeano)

18 – -Beni senden çıkartırsak, geriye sadece sen kalırsın ki buda hiç istemediğimiz bir şey. (Birdman or (The Unexpected Virtue of Ignorance) | Birdman veya (Cahilligin Umulmayan Erdemi) (2014))

19 – Aslıma dönüp toprak oluca, çiçek olur mezarımı süslerim. (Aşık Veysel Şatıroğlu)

20 – Acı sonsuzdur, sevincin sınırları vardır. (Vadideki Zambak | Balzac)

21 – Ya iyi olarak ölürsün, ya da kötüye dönüşecek kadar uzun yaşarsın. (Joker)

22 – Düşmanın yok mu? Nasıl olmaz? Yoksa sen hiçbir zaman doğruyu söylemedin mi? Sen hiçbir zaman adaleti tercih etmedin mi? “Santiago Ramon y Cajal” (Ve Günler Yürümeye Başladı – Los Hijos De Los Dias | Eduardo Galeano)

23- Cennet ve cehennem diye bir yer yok ama yaşayacak bir hayatım var. (Bakumatsu Taiyôden (A Sun-Tribe Myth from the Bakumatsu Era) | Şogun Devrinin Son Güneşi (1957)

24- Ürüne para ödemiyorsanız ürün sizsinizdir.

25 – Hayal gücü kendi başına bir cesaret türüdür. (House of Cards 2013–2018)

Göster
Gizle