Zatôichi | Zatoichi (2003)

Yönetmen: Takeshi Kitano

Senaryo: Takeshi Kitano

Roman: Kan Shimozawa

Oyuncular:  Takeshi Kitano, Tadanobu Asano, Yui Natsukawa

IMDb: 7.5

Benden: 7,8

Gözleri görmeyen Zatoichi, kumar oynayarak ve masaj yaparak hayatını kazanıyormuş gibi görünmesine rağmen aslında kılıç üstadıdır. Bir Ronin’i (Efendisiz kalmış samuray) bile rahatlıkla yenebilecek kadar iyidir. Kılıcını fakir insanların emrine vermiştir. Kötülükle kendi bildikleri dilden hesaplaşır.

İzlerken ilk aklıma gelen Yaşar Kemal’in İnce Memed’i oldu. Kültür olarak başka başka coğrafyalarda olsak bile, ezilenlerin, kötülükle birlik olarak bir savaşa girmemesi ve kendi içlerinden veya dışarıdan bir kahramana ihtiyaç duyması değişmeyen bir olgu sanırım. Bu ihtiyacı, anlatıcı, kahramanı bir şekilde gerçeklikten çıkartıp, çok fazla yücelterek, ona mistik güçler vererek bize anlatmayı tercih ediyor. Kaldı ki bu filimde bir romandan senaryolaştırılmış durumda.

Gözleri görmeyen? Zatoichi, diğer duyularını öylesine geliştirmiştir ki kumar oynarken zarların sesinden toplamı tek mi, çift mi bilir. Gören gözlerden daha iyi etrafını görür aslında, her hareketi, her sesi bir yarasa ustalığı ile algılar. Sonuna doğru bize verilmek istenen de budur. Kör olmasa bile onun görmek için göze ihtiyacı yoktur.

“Böyle devam ederse ne kadar çok çalışırsak o kadar çok yoksullaşacağız.”

Başrol oyuncusu ve yönetmen Takeshi Kitano, ara ara oyunculuk olarak açıklar verse bile başarılı bir iş çıkartıyor. Japon kültürüne özgü, köylülük, tarım işçiliği, yoksulluk durumlarını iyi anlatıyor. Kılıç dövüş sahneleri net ve acımasızca verilmiş. Kötü olarak gördüğümüz insanlara karşı en ufak bir tereddüt yaşamaması ve öldürmekten zerre çekinmemesi, aslında içimizde ki kötü ile kavga duygusuna su serpiyor.

Kolay bir film değil, siyah beyaz, japon kültürü ile harmanlanmış. Filmin içinde samurayımızın hikayesi dışında, bir ronin’in, iki geyşanın, bir köylü kadının acıklı hikayelerini de seyrediyoruz. Çaresizliğin ne demek olduğunu anlayabiliyor, mafya ya da ağalık düzeninin halkı nasıl ezdiğini, devletin nasıl çaresiz kaldığını görüyoruz.

“- Benim olduğumu nasıl anladın.
– Leş kokusu, istediğin kadar dışını değiştirebilirsin ama için hep aynı kalacak”

Gerçek hayatın içinde böylesine kahramanlar çok nadir tabi ki, hele bu şekilde bir bir dövüşerek mümkün de değil. Fakat bir şekilde ilham kaynağı olmaları münasebeti ile her zaman var olmalarından mutluluk duyuyoruz.

Filmin müziklerinde de özellikle tarlada çalışan işçilerle müziğin ritmik seyri izlerken olaya keyif katıyor.

İzlenmesi kolay olmayan, ama izlenmesi tavsiye edilebilir bir film. Orjinali “Seven Samurai” filmine dayansa da o kadar başarılı değil.

“Gözlerin tamamen açık olsa bile yine de hiçbir şeyi göremiyorsun.”

Filmin sonundaki dans sahnesini eklemek istiyorum, tüm oyuncuların sahneye çıkarak halkı selamlaması denebilir.

“The final dance scene from the movie Zatoichi (2003)
Performed by: The STRiPES
Songs: O-kagura and Festivo

Barış, Ocak 2020

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.