Uncut Gems (2019)

Uncut Gems Afis

Yönetmen: Benny Safdie, Josh Safdie

Senaryo: Ronald Bronstein, Josh Safdie

Oyuncular: Adam Sandler, Kevin Garnett, Julia Fox, Pom Klementieff

Benden: 7.2

Tür: Suç, Dram, Gerilim

Ülke: USA

Howard Radner, New York’ta yaşayan yahudi bir mücevher satıcısıdır. Kayınbiraderi Arno, Howard’dan borcunu alamadığı için mafyayı devreye sokar. Demany isimli Howard’a müşteri getiren komisyoncu, NBA yıldızı Kevin Garnett’i Howard’ın dükkanı getirir. Garnett, ona gösterilen ürünleri değilde Etiyopya’dan, bir madenden çıkan opal taşı beğenir, hatta bu taşa mistik bir anlam yükler. Oysaki taş müzayedede satışa çıkartılacaktır. Howard, opal taşın milyon değerinde olduğunu düşünse de, taşa biçilen en yüksek değer 200.000 dolar olur. Howard’ın kumar bağımlığı ile birlikte işler çok daha karmaşık bir hal alır.

Uncut Gems 1. Sahne

Film boyunca Howard mafyadan kaçar, müşterilerden kaçar, eski karısından kaçar, yeni sevgilisinden kaçar. Kaçar da kaçar. Sürekli aktif olan bir kamera ile birlikte bizde bu kaçışa ortak olurken bir tarafımızda bizim burada ne işimiz var der. Zira bizlerde ki genel ahlak anlayışı ile baş kahramanın ki ve hatta filmin tüm karakterlerinin ki asla uyuşmaz.

Uncut Gems 2. Sahne

Film, aslında sizin hayata bakışınızla doğru orantılı olarak, beğenip beğenmeyeceğiniz bir senaryo sunar bize. Ben çok beğendiğimi söyleyemeyeceğim zira beni çok yordu. Bu koşturmanın içinde olmak, dini ritüellere inanır görünüp, inançsızca katılmak, hayatımın hiç bir aşamasına koymak istemeyeceğim tipleri görmek, belki fazlaca hassasiyet göstererek beni rahatsız etti.

Uncut Gems 3. Sahne

Bir sinema sever olarak, Adam Sendler’in oyunculuk başarısını asla yadsıyamam. Muhteşem bir iş çıkartmış ve bambaşka bir karakter yaratmış. Bu oyunculuk şölenine saygı duymakla birlikte, oynadığı karakteri yüceltmek için, psikolojik çözümlemeler yapmayacağım, yapamayacağım. Yok aykırı, yok risk budur, yok aile, sevgili bağımlılık, yok aslında iyi biri falan filan… Zira kendini gerçekleştirmeye çalışan insan, her anını yeni bir mücadele olarak gören insandan benim anladığım bu değil.

Filmin en iyi bölümü sonları diyebilirim. Özellikle mafyanın, Howard’ın dükkanının kapısında kilitli kaldıkları yer ve bu esnada oluşan ortam. Tam her şey yerli yerine oturdu derken ki son.

Uncut Gems 4. Sahne

Scorsese’nin filmlerinde gördüğümüz çok sesli diyaloglar burada da karşımıza çıkıyor, bu kültürel birşey sanırım 🙂 kimse kimseyi dinlemiyor, herkes konuşuyor, ama kimse diğerini duymuyor. Laaaan diye çığlık atası geliyor insanın.

Herhangi bir sinema yapımına benim yaşam tarzıma uygun olsun veya benim benimsediğim ahlak anlayışında olsun mantığı ile bakmıyorum, izlenebilir bir film ama beni derinden sarsmadı, karakterle bağ kurmadım. İyi bir sinema şöleni, bir kez izledim yetti.

Barış, Şubat 2020

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.