Good Will Hunting | Can Dostum (1997)

Can Dostum Afiş

Yönetmen: Gus Van Sant

Senaryo: Matt Damon, Ben Affleck

Oyuncular: Robin Williams, Matt Damon, Ben Affleck, Stellan Skarsgård, Minnie Driver

Benden: 9 / 10

Senaryosunu başroldeki Matt Damon ( Will ) ve Ben Affleck (Chucky) yazdığı bir film Good Will Hunting. Çevresi sebebi ile şiddet eğilimli ve sorunlu bir genç olan Will’in temizlik için gittiği üniversitede ki duvar panosuna yazılmış matematik problemini çözmesi ile filme başlıyoruz.

“Dahi olmak önemli değil, hayatınla ne yapacağın önemli!”

Can Dostum Film Fotoğrafı

Matematik profesörü Lambeau kendi gençliğini gördüğü genci hem iyi bir eğitim alabilmesi hem de bu yeteneğini kullanabilmesi için vahşi doğasından kurtarmak ister ve terapist arkadaşı Sean (Robin Williams)’den yardım ister.

Will, yaşadığı kenar mahallede, üç arkadaşıyla gezip tozan, kızlara asılan, kavga eden bir serseri olmaktan, dahi genç durumuna geçmekte zorlanmaktadır. Sean diğer terapistlerin tersine izleyeceği yöntemler ile onun ne istediğini bulmasına ve hayatını bir düzene sokmasına yardımcı olacaktır.

Matt Damon ( Will ) Can Dostum

Yönetmenin, hikayeye dokunmayarak, izleyici gibi filme dahil olması bize rahat seyredebileceğimiz ve iyi anlayabileceğimiz bir film izleme fırsatı çıkartıyor. Hikaye ve karakterler güçlü. 27 yaşında iki Boston’lu arkadaşın yazdığı senaryoda bu dinamizmi ve gelecek için umudu olan ve olmayan insanların bakış açısını iyi anlıyoruz. Filmde özellikle Will’in kız arkadaşı Skylar (Minnie Driver ) da hikayeye sadece romantizm değil aynı zamanda ince bir espri anlayışı ve olunması istenen eş, arkadaş, sevgili modeli katkısı da sunuyor.

“Sana sanat soracak olsam bana okuduğun kitapları satmaya kalkacaksın. Michelangelo hakkında çok şey biliyor musun, çalışmalarını, politik etkilerini, papayla ilişkilerini, cinsel tercihini, bütün çalışmalarını söylersin ama Sistine Kilisesi’nin kokusunu söyleyemezsin çünkü oraya gerçekten gidip o güzel tavana bakmadın, görmedin… Sana kadınları sorsam neleri sevdikleri hakkında bir sürü şey sayarsın. Belki birkaç kere yatmışsındır da. Ama bir kadının yanında uyanmanın ve mutlu olmanın ne demek olduğunu söyleyemezsin. Sana savaşı sorsam Shakespeare’den bahsedersin değil mi? Ama hiç savaş görmedin. En yakın dostunun, kafası kucağında son nefesini verirken sana nasıl baktığını görmedin. Sana aşkı sorsam sonelerden alıntı yapacaksın. Ama bir kadının karşısında hiç tamamen savunmasız kalmadın. Sana gözleriyle hükmedecek birini hiç görmedin. Tanrı’nın seni cehennemden kurtarması için indirdiği meleğin o olduğunu hiç düşünmedin. Onun meleği olmak nasıl bir şey bunu da bilmiyorsun. Bir aşkı sonsuza dek paylaşmayı… ”

Yukarıda ki replikten de anlayacağınız gibi özellikle Robin Williams’lı sahneler hakikatten iyi diyaloglara sahip. Üstadın özellikle Özlü Ozanlar Derneği (Dead Poets Society (1989)) filmine aklımızı taşıdığını belirtmek lazım.

Can Dostum Film fotograflari

Ben Affleck (Chucky) kenar mahalle arkadaşı rolünde bir arkadaştan çok bir abi durumunda olduğunu görürüz, birinin kitaplardan öğrendiğini onun yaşamdan öğrenmiş olduğunu, “benim ne olacağım belli ama sen kendini kurtarmalısın” sözleri ile anlarız. İyi bir dost, iyi bir abi karakteridir. Bizde filmde onu takdir ederiz.

Matt Damon ( Will ) ve Ben Affleck (Chucky)

Neden ulusal güvenlik için çalışmayayım? zor bir soru, ama şansımı deneyeyim; Diyelim ki çalışıyorum! Biri masama bir şifre koydu. Kimsenin çözemediği bir şey. Şansımı deniyorum ve belki de çözüyorum. İşimi iyi yaptığım için memnunum ama belki o şifrede Kuzey Afrika ya da Orta Doğu’da asi bir ordunun yeri yazıyordu, yeri öğrenince asilerin saklandığı köyü bombalıyorsunuz. Hayatımda hiç görmediğim 1.500 kişi ölüyor. Politikacılar, bölgeyi emniyete almak için asker gönderiyor çünkü umurlarında değil, ne de olsa onların çocuğu gitmeyecek, sıcak çatışmaya kendileri katılmayacak. Kıçına kurşunu yiyecek olan güney mahallesinden bir çocuk olacak. Geri geldiğinde, çalıştığı fabrikanın, geldiği ülkeye kurulduğunu görecek. Kıçına kurşun sıkan adamın işini çaldığını görecek çünkü o günde 1.5 Cent’e mola vermeden çalışmaya razı. Bu arada oraya gitmesinin tek sebebinin ucuza petrol satacak bir hükümeti iş başına getirmek olduğunu anlayacak. Onlar iyi kar edecek ama bunun arkadaşıma faydası olmayacak. Değerli zamanlarını petrolü getirmek için harcayacaklar. Hatta belki sarhoş bir kaptanla bile anlaşabilirler. Martini içip, buz dağları arasında slalom yapmayı seven biri. Çok geçmeden bir yere çarpıp petrolü dökecek ve Kuzey Atlantik’te bütün deniz yaşamını yok edecek. Arkadaşım işsiz kaldığından, benzin alamayacak, iş görüşmelerine yürüyerek gitmek zorunda kalacak, kıçındaki kurşun yüzünden canı çok yanacak. Bu arada açlık çekecek çünkü yiyebileceği tek şey aşevinde ona verecekleri Kuzey Atlantik’te ki balık leşleri olacak. Ama benim aklıma daha iyi bir şey geldi. En iyisi arkadaşımı öldürelim gitsin, işini de yeminli düşmanına verelim, benzin fiyatını yükseltelim, köyleri bombalayalım, yavru fokları sopayla dövelim…

Güzel bir film. Damakta iyi tatlar bırakıyor. Zaman içinde birkaç kez daha keyifle izlenebilir filmlerden.

Barış, Şubat 2020

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.