Babam ve Oğlum (2005)

Babam ve Oğlum, Çağan Irmak tarafından yazılıp yönetilmiş, Türk sinemasının kalbur üstü filmlerinden biridir.

“Ona bir oda ver baba, bir evi olsun, ama zaman zaman da çıkıp gidebileceği bir ev.”

Filmin çok başarılı bir oyuncu kadrosu var. Çetin Tekindor (Baba- Hüseyin), Fikret Kuşkan (Sadık), Hümeyra (Anne – Nuran), Ege Tanman (Deniz), Yetkin Dikinciler (Salim), Şerif Sezer (Gülbeyaz) ve diğerleri…

“Baba! Yüreğim yangın yeri gibi biliyor musun? Gözü arkada kalmak böyle bir şey galiba..”

Şimdiden Türk sineması için kült filmlerden biri olmuş durumda olan film; Küçük Deniz, annesini doğumda kaybetmiş, bir gazetede yazar olarak çalışan babası tarafından yetiştirilen bir çocukken. Bir gün babası onu, dedesinin yanına götürür. Köye vardıklarında Babası Sadık, küs olduğu babasını ilk kez görecek ve ondan Denize bakmasını isteyecektir.

Filmin şüphesiz ki en başarılı tarafı yaratmış olduğu dramdır. Fakat bu derece başarılı bir dramatik kurgu bile böylesi bir film ortaya çıkartmaya yetmez. Haliyle başka unsurlarında devreye girmesi gerekir. Alt planda verilen 12 Eylül dönemimin bireysel yıkımı hem kişilerin kişilik gelişiminde çok başarılı bir etki göstermiş hem de filme derinlik katmış.

“Burda dureydim böyle, tam burda, böyle gollarımı açeydim iki yana. Tuteydim onu, tuteydim onu ben, getme diyeydim… Getme Sadık”

Oyuncuların çok iyi performansı, filme olan empati duygumuzu öylesine geliştirici ve bağ kurdurucu ki, Çetin Tekindor özelinde hepsi rolünün hakkını fazlası ile veriyor. Tekindor çok başarılı bir oyuncu, bugün dünyanın başka bir yerinde doğmuş ve oyunculuk yapmış olsa büyük ihtimalle el üstünde tutulurdu.

Hümeyra’nın, Şerif Sezer’in, Binnur Kaya’nın, Fikret Kuşkan’ın performansları da hayli yerinde. Özel not olarak Yetkin Dikinciler’e değinmek lazım, canlandırdığı karakteri tam kıvamında tutmayı başarmış, biraz abartsa dram duygusunu yok edecek komedi haline gelecekken, biraz daha azaltsa bu seferde gerçekçiliğini yitirecek bir karakteri başarı ile canlandırmış.

“Hayat devam edecek birileri yeni kitaplar yazacak okuyamayacaksın, yeni filmler çekilecek izleyemeyeceksin, sevdiğin bir şarkıyı bir daha dinlemek isterken dinleyemeyeceksin. Bunlar kolay alışır insan; ama onu büyürken izleyememek, yanında olamamak, ilk kız arkadaşını göremeyecek olmak…”

Film senaryosunun hakkını da ayrıca vermek lazım. Bugün bile Babam ve Oğlum filminde geçen diyaloglar hafızalardadır ve günlük yaşamda da kullanılır. Bu durumun benzerinden Vizontele’yi anlatırken bahsetmiştim. Diyaloglarda plansız ve alelade konuşma havası vardır. Hayattan normal bir konuşma durumu yaratır. Bu durum filmin içselleştirilmesini, karakter ile duygusal bağ kurulmasını kolaylaştırır.

“İnsan büyüyünce hayalleri küçülür mü?”

Filmi bu kadar etkileyici yapan en önemli unsur, yukarıda da kısaca değindiğim, Çetin Tekindor’un muhteşem oyunculuğu ile oluşmuş olan baba figürüdür. Çok sert ve anlayışsız tavırları altında yatan hassasiyeti evlat ve torun sevgisi, bu topraklarda ki baba figürüne benzerdir.

Babam ve Oğlum filminin yönetmenliğini yapan Çağan Irmak, aynı zamanda bir çok dizinin de yönetmenliği yapmış biri. Genel izleyicinin nabzını tutmayı bilen, yönetmen, en etkili filmi olan Babam ve Oğlum’da da bu yeteneğini sergiliyor. Özellikle Fikret Kuşkan ve Çetin Tekindor’un konuşma sahnesinde ki kamera kullanımı ve müzik, etkiyi doruğa çıkartıyor, Sadık ile devrilen kamera bizim de gözyaşlarımızı tutamamamıza neden oluyor.

Çağan Irmak, hem önceki yapımlarında hem de bundan sonrakilerde de müzik konusunda başarılı seçimler yapmış bir yönetmen. Dönem müziklerini çok iyi kullanıyor ve kıyıda köşede kalmış parçaları tutup çıkartmayı iyi beceriyor. Issız Adam filmi de buna iyi bir örnek.

Son söz olarak, hala izlemediyseniz eğer, bir kutu mendil alarak izlemenizi öneririm. Rahat rahat ağlamak isterseniz, tek başınıza izleyin derim.

Barış, Eylül 2022

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Göster
Gizle