Yorgunluk

Çok yorgun hissediyorum kendimi, sürekli yorgunum. Geçmeyen bir halsizlik hali ve mütemadiyen uyuyasım var. Nedensiz bir uyku isteği, uyumak, uyumak uzun uzun uyumak. Aslında insan ne kadar çok uyursa o kadar çok yoruluyor. Bir de uyuma isteğinin, gerçeklerden kaçmak ile açıklandığı bir yazı hatırlıyorum. Kendime karşı ne kadar dürüst olabilirim bilmiyorum. Bildiğim şey uyumak istiyorum. Yorgunum…

Mutsuz insan yorgun oluyor bence, sürekli bir tatminsizlik durumu, sürekli başarısız hissetme…

Başarısız hissediyorum kendimi. Kendime soruyorum !

Sürekli birilerinin istediği şeyleri yapan bir insan başarılı olabilir mi?

Acımasız bir soru aslında, hayat nasıl bir şey ki, birilerinin istediklerini yapmak zorundayız ve buna rağmen başarı duygusunu hissetmemiz de öğretilmedi mi bize?

Beni yoruyor. Patronun istediğini yap, eşinin istediğini yap, anne – babanın istediğini yap, işine göre müşterinin, velinin, öğrencinin, mesai arkadaşının istediğini yap, devletin istediğini yap, tanrının istediğini yap…. liste aslında çok uzun.

Agresif ve sinirli buluyorlar beni. Ben dedikleri gibi biri değilim; yorgunum.

Sevmiyorum bu halimi, sürekli kaşlarım çatık, etrafıma sürekli sesimi yükseltiyorum, trafikte küfür gırla. Oysa daha dün gibi üniversite zamanlarım, neşeli,kıpır kıpır bir adamdım. Ne oldu?

Bize dayatılan, düzenli hayat saçmalığı, insanın en büyük mutsuzluğu kesin net.

37 yaşındayım ve hayat çok hızlı akıyor. Bu yaşta ülke yöneten insanlar varken, ben oturmuş bunları yazıyorum. Saçma.

Bazı insanlar çözümcü, çok gıpta ediyorum onlara. Ben bunları yazarken çözüm yolum yok, bilmiyorum.

Bugün, F1 yarışçı Senna’nın ölüm yıldönümüymüş. 20 yıl olmuş. O kadar net hatırlıyorum ki kaza haberini, hissettiğim duyguyu…

Tam 20 yıl geçmiş üstünde. Bir kaç olay dışında birbirinin aynı yirmi yıl. Tamamen vasat bir hayat. (öyle mi hakikatten!)

Çok acımasız olmamak lazım fakat bazı hayatlar var çok fena, iyi ki bunlardan değilim diyorum. Başka hayatlar var, keşke bunlardan olsam diyorum. İşte, bu çelişkiler, keşkeler ne kadar az ise o kadar mutlu oluyor insan. Yapı da önemli tabi, istersen bu keşkeleri artırabiliyor, istersen azaltabiliyorsun.

Hayat herkes için zor. Kendimiz için kendimiz olduğumuz için daha zor ve daha kolay.

02.05.2014, Kadıköy

Şu kategoriye gönderildi: Nesir Şu etiketin altına yerleştirildi:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.