Toplu Taşıma(ma)

toplu taşıma    

a. Bir şehir halkının ulaşım gereksiniminin, çok sayıda insan taşımaya elverişli büyük taşıma araçlarıyla karşılanmasını sağlayan ulaşım sistemi. (Güncel Türkçe Sözlük )


toplu taşıma   İng. mass transportation, public transportation 

Bir kent halkının ulaşım gereksinmesinin özel taşıt, dolmuş ve küçük binitler yerine, genbinit ya da altulaşım gibi kısa sürede çok sayıda insan taşımaya elverişli büyük taşıma araçlarıyla karşılanmasını içeren ulaşım dizgesi. ( BSTS / Kentbilim Terimleri Sözlüğü 1980 )

 

Türk Dil Kurumu ne kadar güzel açıklamış, söyleyecek başka söz yok. Tabii her gün, hele İstanbul’da, bu açıklamanın ışığında, bir trene, metrobüse, otobüse, metroya binmiyorsanız. Eğer ki biniyorsanız öncelikle vay halinize, sonra geçmiş olsun dileklerimiz ile…

Bizim için toplu taşıma; Bir şehrin halkının ulaşım gereksiniminin, mümkün olan en az metre kareye en çok insan sığabilecek araçlar ile, zaman sıkıntısı olmadan karşılayan sistem. Bu sistem şu dinamikler ile işler; Sistemin en önemi öğesi, işten kesinlikle anlamayan, mümkünse kağnı gütme becerisi bile olmayan, bir yakın akraba, en üst kademe yönetici sıfatı ile sistemin başına getirilir. Bu atama mantığı ile üst kademeden alt kademeye doğru gidilir, araya bir kaç tane iş bilen kişi serpiştirilerek, her sorunda “aaaa bak ama falanca abi / abla var” denilir.

Bu sistem ne kadar kazanırsa kazansın asla ulaşımı sağlayan araçlara ciddi yatırımlar yapılmaz, rimel niyetine araç alınıp alınan araçların büyüklüğünden daha büyük poster ve reklamlar ile sistemi kullananlara “sizin için çalışıyoruz keratalar” desturu yerleştirilir. Ne kadar eski o kadar iyi felsefesi bu sistemi kullananlar tarafından da benimsenmiş bir felsefedir. (Bakınız nostalji)

Tıkış taşıma durakları belirlenir, ama hiçbir aracın bu belirlenen yerde durma mecburiyeti yoktur, kafasına göre durur veya durmaz. Tıkış taşıma zaman çizelgeleri bu durmazlara asılarak kullanıcısına yaklaşık bir değer sunar, özellikle Tren kısaltmalı “alttan ittir geçli üstten tüttür geçli çok ayaktalıklı götür geç” için asla ve asla zaman kavramı yoktur olmadığı gibi şikayetçi olma durumunuzda yoktur, zaten olsanız da ne olacak ki 88 yılda 1 tren değiştirilerek işleyen bu sistemde “hız” sözcüğü bulunmamaktadır. Buradaki ulaşımın asıl amacı sanatsaldır;

fotoğraf meraklıları için obje olması, şairler ve yazarlar için konu, grafite sanatçıları için tual …. şeklinde uzatılabilir. (Sanat ve sanatçıyı bu anlamda en çok destekleyen kurum olan TCDD’ye, kendi adıma teşekkürü bir borç bilirim.)

Sistemimizin en önemli özelliklerinden biride, bu araçların taşıma kapasiteleridir. Eğer herhangi bir araçta, herhangi bir insani boşluk mevzu bahis olursa, derhal müdahale edilerek, durum sistem kullanıcılarının benimsemiş olduğu noktaya çekilir. Derhal aradan bir vasıta kaldırılarak duruma bakılır, olmazsa 2 vasıta kaldırılır, o da olmazsa ek durmayak güzergahı açılır, o da olmazsa o bölge artık sistem dışı ilan edilmek sureti ile “başının çaresine bak” konumuna geçilir.
Bu dinamiğin en güzel ve güncel örneği metrobüslerimizdir. Kimsenin çözemediği bir aktarma mantığı ile hareket eden bu araçlara henüz ittir geçli ve tüttür geçli bir isim bulunamamışsa da kendi içinde ittir geç, değdir geç, uygulamaları yapılmaktadır. Bu mükemmel sistemin kullanıcıları da durumu benimsemiş kimselerden seçilmiştir. Sehven oturmalık bir araç geldiğinde kimse buna rağbet etmeyerek birbirini ezme potansiyeli olan araç tercih edilerek sistemin devamı sağlanır. Ayrıca kullanıcılar neden, yoğunluğun arttığı saatlerde boş araçların durmayarak Topkapı’ya sefere gittiklerini sormaz, ama içeride birbirleri ile dövüş etmek sureti ile bir güzide sporumuzun daha unutulmaya yüz tutmasını engellemiş olurlar.  Şahsım adına İETT yetkililerini spora ve sporcuya verdikleri destekten dolayı kutluyorum.
Bazen güzel şeylerde olur.
Araçların içerisinde dönen güzide reklamlarda da Türk Dil Kurumu’nu bile kıskandıracak öğelerin kullanılması, gösterilmesi bu sistemi kullanan herkes gibi şahsımda da mutluluk yaratmıştır. Hangi ülkeden olduğunu bilmediğimiz bir video da, bizlere çok benzeyen oyuncular kullanılmak sureti ile oturur vaziyette boş araçlarla yolculuk yapılmaktadır. Aslında böyle yolculuk yapılmaktadır da şizofren bizler hayali kişiler uydurarak mı sistemi canlı tutmaktayız? Sanırım durumun açıklaması budur, mantıklı olan budur çünkü ! Keza bilindiği üzere Topu taşıma bizler için değil, bizler toplu taşıma için varızdır.

O nedenledir ki bu araçları kullananlar dahi, yolcusuna hakaret edebilmekte, vurabilmekte ve bu şekilde görevini layıkıyla yapabilmektedir. Bizler düşen görev zorluk çıkartmadan bu kişilere yardımcı olmamızdır. Sağa vurduysa, solu dönmek, küfür etti ise teşekkür etmek, durmadan geçti ise sessizce bir sonrakini beklemek vb…
Evet, sevgili toplu taşıma zadeler, başınıza gelebilecek en güzel şeyin, boş bir metrobüs ile yolculuk etmek olduğunu her zaman hatırlamanız ve size verilen bu hayal kurma fırsatını hiçbir zaman kaybetmemeniz dileği ile iyi alttan ittir geçli günler. 
30.12.2011, Küçükyalı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.