Love, Death & Robots

Netflix’in akıl almaz dizilerinden biri daha, en uzununun 17 dakika olduğu 18 bölümlük, birbirinden bağımsız, Tabi ki +18. Bir yaratıcılık dehası, sahne sahne düşünülmüş görsellik daha ilk bölümden sizi avucuna alacaktır. Özellikle animasyon seviyorsanız kesinlikle bir güne izleyip bitirmek isteyeceksiniz.

Imdb puanı : 8,6 (daha yüksek olmayı hakkediyor.)

Yaratıcısı: Tim Miller

1 sezon için bölüm bölüm gidelim. Zira kesinlikle bu bölümü izleyin demiyorum. Dizinin tüm bölümleri çok başarılı. Tabi başarılı sözcüğünün altını, anlatım, yaratıcılık, özgün düşünme, çarpıcı anlatım, sahnelerin etkileyiciliği vb. kavramlarla dolduruyoruz. Özellikle beğendiklerim oldu ama hepsi çok başarılı, hatta Netflix’in Black Mirror’dan sonra en iyi yapımı diyebilirim. ( sense 8 in çok büyük hakkını yedim , ayıp ettim sisters’lara:)

Bu arada bir not olarak düşmekte fayda var; Netflix’in bana gösterdiği bölüm sıralaması ile size gösterdiği arasında farklılık olabilir. Zira özellikle bu dizi özelinde de bölüm sıralamalarının cinsel tercihlere göre farklı farklı verildiği iddiaları ortaya atılmış ama Netflix sadece 4 sıralama ile izleyicisine sunduğunu açıklamıştı.

Her bölümü yazmayacağım, hoşuma giden beni etkileyenleri buraya not düşeceğim.

  1. Bölüm : Sonnie’s Edge

Yeraltı dünyasında, canavar dövüşlerinin yenilmez ve para ile satın alınamaz tek dövüşçüsü, tek kadın dövüşçüsü; Sonnie. O dövüş sahnesine çıkma anı, renkler ve müzik. ve son an, şehvetin vahşileştiği nokta, bize Sonnie hakkında asıl gerçeği öğretiyor.

” – Nasıl yapıyorsun tüm bu kavga ve nefret. Korkmuyor musun?

_ Korku mu? Her zaman. Ama nefret, onu öğrenmem gerekti.

2. Bölüm : Three Robots

Ah insan oğlu ah, sonu gelmez hırsı ve aç gözlülüğü ile Dünya’daki yaşamları sona ermiş. 3 robot arkadaş kısa eğlenceli bir keşfe çıkmışlar, tabi ki insan olmasa bile var olacak olan bir canlı buluyorlar; kedi.

3. Bölüm: The Witness

Sürreal bir şehirde, kaçış ve kovalamaca. Bir hayat kadının gördüğü cinayet ve katilin kadının peşine düşmesi.

Gerçeküstücülük akımı özellikle, Salvador Dali ile çok ivme kazanmış bir akım, bu akımın görselliği bu kısa videonun her sahnesine işlenmiş gönüyor.

Bu kaçış ve kovalamaca asıl olarak bir çember yol izliyor, düz bir hatta ilerleyen bir kurgu değil. Kadın bedeni renkli ama çıplak, cinsel organı belirgin, daha vurucu ve daha sarsıcı kılıyor. Şehvet mi duymalısın, yoksa kaçanın korkusunu mu hissetmelisin? Çaresiz olan, aynı zaman da çıplak.

Fakat her şeyden öte belirtmeliyim ki bambaşka bir animasyon deneyimi var. İnanılmaz bir gerçekçilik belki de bize bu işin nereye evrileceğinin bir göstergesi.

4. Bölüm: Suits

Dünya dışı bir gezegende çiftçilerimiz var. Topraklarını dışarıdan gelen “Alien” lardan korumak durumundalar. Matrix’te ki makineler gibi makineler ile kendilerini savunuyorlar.

Diğer bölümlere göre daha basit, fedakarlık hikayesi. Keyifli bir animasyon.

5. Bölüm: Sucker of Souls

Arkeolojik kazı esnasında eski musibetlerden biri ortaya çıkar, bir ruh emici vampir. Ama bu sefer çözüm sarımsak değil 🙂

Japon anime gibi başladı, amerikan animasyonu gibi bitti.

6. Bölüm: When the yogurt took over

“Yoğurt dünyayı ele geçirdiğinde hepimiz aynı esprileri yaptık; Sonunda kültürlü yöneticilerimiz oldu…”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.